Erol Zavar’a Yaşam Hakkı Koordinasyonu tarafından İstanbul’dan sonra İzmir’de de 13 Ocak 2007 tarihinde Alsancak’taki Konak Belediyesi Kültür Merkezi’nde “Ölümü Ektim Randevu Yerinde” isimli belgesel filmin gösterimi yapıldı. Film gösterimi ile birlikte Dr. Alp Ayan’ın yönettiği Dr. Zeki Gül, Avukat Bahattin Özdemir, öğretim görevlisi Haşim Cem Çelik ve Erol Zavar’ın eşi Elif Zavar’ın katıldığı “F Tipi ve Sağlık: Gazeteci ve Erol Zavar’a Yaşama Hakkı” paneli de yapıldı.
Devamını oku…
“Tecrit tartışmasını, “Hepimiz Tecritteyiz” oyunuyla, belirli günlerde, Cihangir’de Arama Tiyatrosu’nda, ya da sizlere ait, kültür merkezlerinde, kantinlerde, yemekhanelerde, sürdürebiliriz. 6 Ocak Cumartesi günü saat 15 00 de Arama Tiyatrosu’nda, sizlerin, parti, sendika, dernek, dergi çevreleri olarak temsilcilerinizin katılımıyla gerçekleştireceğimiz oyun sonrası, Hepimiz Tecritteyiz’le kitlenizi nasıl buluşturacağımıza dair ortak bir plan oluşabilir.” Devamını oku…
Yazar ayşe düzkan yeni yayınlanan çalışması, “Behiç Aşçı Kitabı”nın tanıtımını avukat Behiç Aşçı’nın evinde düzenlediği bir imza günü ile yaptı. düzkan, imza gününde, “Türkiye herkesin cezaevine girme riski olan bir ülke, bir sürü başbakanı cezaevine atmış bir ülke, dolayısıyla Behiç’in ve diğer Ölüm Orucu yürütenlerin F tipi cezaevlerine karşı hepimiz için bir şey yaptığını düşünüyorum. O yüzden ona teşekkür etmek istiyorum” dedi. Devamını oku…
Eski Fazilet Partisi milletvekili Mehmet Bekaroğlu, 262 gündür ölüm orucunda bulunan Avukat Behiç Aşçı’nın evini ziyaret etti. Bekaroğlu, Aşçı’nın durumunun “Türkiye’nin ayıbı” olduğunu söyledi. Bekaroğlu şöyle konuştu: İktidardaki arkadaşlarıma hatırlatmak isterim. “Bir kişinin haksız bir şekilde öldürülmesinin, bütün insanlığın öldürülmesi” olduğunu kabul eden bir öğretiden geliyorlar. Nasıl oluyor da bir insanın ya da insanların ölümünü seyredebiliyorlar? Adalet Bakanı’nın bir adım atacağını sanmıyorum, ancak Sayın Başbakan bir talimat verirse harekete geçer. Sayın Başbakan’a sesleniyorum, tecrit ile ilgili atılacak bir adım Behiç Aşçı’nın hayatını kurtaracak. Niçin bütün insanlığın hayatını kurtarmıyorsunuz?” Devamını oku…
Bugün cezaevlerinde şiddet tecrit ve izolasyonla sürmekte. “Ölüm orucunu” bir eylem biçimi olarak benimsemiyor olabiliriz ancak esas önemli olan insanları “Ölüm Orucu”na yatmaya zorlayan nedenlerin, tecridin ortadan kalkmasıdır. Bizler, şiddetin ve tecridin karşısında olduğumuzu göstermek, Behiç Aşçı, Sevgi Saymaz ve Gülcan Görüroğlu hayatını kaybetmeden, yeni ölümler olmadan bu sorunlara çözüm bulunması isteğimizi dile getirmek için Pazar günü Avukat Behiç Aşçı’yı ziyarete gidiyoruz. Gelmek isteyen arkadaşlara duyurulur.. Devamını oku…
Suçu ne olursa olsun ve ne türden olursa olsun, bir zanlının yargılanmasının belli bir prosedürü vardır ve cezasını yargıç verir. F tipi uygulamasında, ikinci bir ceza verilmiş gibi olmaktadır. Zira mahkûmlar genellikle tek kişi olarak tutulmakta ve havalandırma sırasında bile, başka mahkûmlarla konuşması engellenmektedir. Böylece mahkûm, psikolojik olarak çökertilmektedir. Devamını oku…
Sizi odanıza kilitleseler. .. Ve, uzun zaman çıkarmasalar.. .
Ne olur?
O kadar çok şey olur ki…
O olacaklara bir ilavem var:
Göz korneanız da ayarını yitirir. Kör olma tehlikesi belirir.
Bu bilgiyi cumartesi günkü star’da okudum.
Ve kötü oldum. Hayata üç kapı başlıklı haber hepimizi dolaylı olarak bir cinayetin ortağı yapar gibiydi.
Avukat Behiç Aşçı…
İstanbul Barosu avukatıymış… F Tipi cezaevlerinde müvekkilleri varmış…
Sorunları çözemeyince ölmeye yatmış. Devamını oku…
Behiç Aşçı‘nın yaptığı çok yürekli bir iş, inanılmaz bir irade, çok büyük fedakârlık. Aşçı da herhangi bir avukat değil. Hep o davalara bakarak geldi bu noktaya. Çok saygı duyulacak bir şey. Konuya dikkat çekilmesi için demek bir avukatın bedenini açlığa yatırması ve acıklı olan da bilmem kaç ay geçmesi gerekiyormuş. Bu zamana kadar hiç yazılmadı. Vahim bir durum aylar sonra yazılıyor olması… Devamını oku…
Son Yorumlar