Derya Sazak: Ölüm Orucu

Derya Sazak Perihan MağdenNe Anlatayım Ben Sana! Ece Temelkuran‘ın son kitabı, F tipi cezaevlerindeki “tecrit”e karşı “ölmeye yatanlar”ın siyasi mücadelesini anlatıyor. Açlık grevleri, “ölüm oruçları”yla son bulan yaşamlar.

Bugüne dek 122 insan canından oldu. 600’ü aşkın kişi sakat kaldı.

Şişli’deki evinde avukat Behiç Aşçı aylardır ölüm orucunda. Bir hukuk adamı, savunma hakkını kullanmak üzere “ölüm”ü seçer mi? 5 Nisan’da “Avukatlar Günü”nde F tipindeki tecrit uygulaması karşısında müvekkillerinin haklarını hukuk yoluyla savunmaktan umudunu kesmiş olan avukat Behiç Aşçı, “Ölmeye yatmış!” Bir hukukçu olarak “meslektaşı” Adalet Bakanı’nı tecrit sorununa bir kez daha eğilmeye çağırıyor. Üç mevsim geçmiş (200 gün) “ölüm orucu”na başlayalı. Günden güne eriyor. Kan şekeri düşmesi, halsizlik değil sorunu. Kapıları açmak için “balyoz” falan da gerekmiyor!
Ece’nin kitabı, F tipi cezaevleriyle ilgili suskunluğu kıracak yeni bir dil arıyor. Tecrit karşısında “3 kapı 3 kilit açılsın’ önerisi yapılmış ve tek kişilik hücreler yerine, “ortak havalandırma kullanmaları şartıyla” üç kişilik hücre çözümü AB raporlarına da geçmişti. Daha fazla insan kaybına yol açmadan, F tipindeki kilitlenmeyi akıl yoluyla açmak mümkün olabilir. Her zamanki gibi sorunu “tartışmak” yerine Türk tipi çözümü uyguluyoruz. “En iyi çözüm, çözümsüzlüktür” diye insanların ölümüne seyirci kalıyoruz.

Avukat Behiç Aşçı dışında ölmeye yatmış başkaları da var: Uşak E Tipi Cezaevi’nde kalan Sevgi Saymaz ile Adana’daki evinde ölüm orucunu sürdüren iki çocuk annesi Gülcan Görüroğlu‘nun durumları giderek kötüleşiyor. TCK 301 tartışmasına odaklanan Adalet Bakanlığı’nın cezaevlerindeki sorunları da gündemine alması gerekiyor. Bu inatlaşmayı kırmak ve insanların F tipindeki “tecrit”i protesto amacıyla ölmelerine son vermek siyasi iktidara düşer.

Avukat Behiç Aşçı’yı ayağa kaldırmak ve “savunma”yı asıl görev alanı olan mahkeme salonlarına ve müvekkilleriyle görüşeceği cezaevleri sorununa döndürmek gerekiyor. “Devlet ölümleri kanıksadı, ne yapalım, başka çare yok! Artık bir avukat yatmalıydı ölüme” diye daha kaç kişi ölüm orucunda can verecek?!

Ece Temelkuran, “Eksilten değil, çoğaltan isyanları seviyoruz” düşüncesinde tutunmakta zorlanıyor. Şişli’deki evinde avukat Behiç Aşçı ile görüştükten sonra, “feda kültürü” yerine “ölümün zaten kıymetsizleştiği” bir ülkede yaşama dönük umutları canlandırmak için bir şeyler yapmak gerektiğini yazıyor. Çırpınıyor.

Tartışılan artık F tipleri değil. Adalet Bakanlığı “tecrit”e son vermeli. Daha kaç kişi ölecek?!

Derya Sazak – Milliyet

Reklamlar
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: