Başlangıç > Avukat Behiç Aşçı, Güncel Haberler > Adalet Bakanlığı’nın Behiç Aşçı, Ölüm Orucu ve F Tipi Cezaevleri Konusundaki Açıklaması

Adalet Bakanlığı’nın Behiç Aşçı, Ölüm Orucu ve F Tipi Cezaevleri Konusundaki Açıklaması

Adalet BakanlığıAdalet Bakanlığı’nın F Tipi Cezaevlerinde uygulanan tecridin sona erdirilmesi talebiyle 5 Nisan’dan bu yana “Ölüm Orucu” sürdüren Avukat Behiç Aşçı, tecrit ve F Tipi cezaevleriyle ilgili, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Hakim Kenan İpek imzasıyla yayınlanan açıklamasının tamamı.

T.C. ADALET BAKANLIĞI

21.12.2006

BASIN AÇIKLAMASI

Son günlerde görsel ve yazılı basında “bir Avukatın F Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumlarında hükümlü ve tutuklulara tecrit uygulanması sebebiyle ölüm orucunda bulunduğu, ilgililerin ise bu duruma duyarsız kaldığı” yolunda haberler yer almaktadır. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla aşağıdaki açıklamanın yapılmasına gerek duyulmuştur.

Türk kamuoyunun çok iyi bildiği gibi, 2000 yılı öncesi ülkemiz ceza infaz kurumlarında mevcut olumsuz koşullar nedeniyle, isyan, rehin alma, sayım vermeme, arama yaptırmama, haraç alma, tünel kazma, firar etme ve örgüt içi infazlar yapma şeklinde hükümlü ve tutuklular ile görevli personelin can güvenliklerini tehlikeye düşüren ve yaşama haklarını hiçe sayan ve bu sebeple kamu düzenini bozan eylemler gerçekleştirilmiştir.

Bu sorunun çözümü için ihtiyaç duyulan Uluslararası standartlara, bu arada Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin R (82)17 sayılı Tehlikeli Suçluların Hapsedilmesi ve İyileştirilmesi konulu tavsiye kararına ve bu kararın açıklayıcı memorandumuna uygun olarak 12 adet F Tipi yüksek güvenlikli ceza infaz kurumu inşa edilerek hizmete sokulmuştur.

Bu kurumlara ilgili mevzuat gereği terör ve çıkar amaçlı suç örgütü mensupları ile diğer kurumlarda asayiş ve can güvenliğine karşı tehlikeli eylemlerde bulunan hükümlü ve tutuklular konulmaktadır. Hâlen 428 ceza infaz kurumundaki 70.204 hükümlü ve tutuklunun, 3737’si yüksek güvenlikli F tipi kurumlarda bulunmaktadır.

F tipi kapalı infaz kurumları, iddia edildiği gibi hücrelerden değil gün boyu havalandırması ve doğal ışığı olan, 59 adet 1 ve 103 adet 3 kişilik odalardan oluşmaktadır. Üç kişilik odalar 25m² alt ve 25m² üst kat olmak üzere toplam 50m² dubleks olarak inşa edilmiş, yine bu bölüme ait havalandırma alanları 50m² olarak düzenlenmiştir. Üç kişiye ayrılan toplam yaşam alanı 100m²’dir. 12m²den oluşan tek kişilik odalar ise üç kişinin birlikte kullandığı 50m² büyüklüğündeki havalandırma alanlarına sahiptir.

Tüm modern infaz sistemlerinde tehlikeli vasıftaki hükümlü ve tutuklular yüksek güvenlikli kurumlarda ya da bölümlerde tutulmakta ve bu kişilere güvenliğin imkân tanıdığı ölçüde sosyal, kültürel ve eğitsel faaliyetler uygulanmaktadır.

F tipi kapalı ceza infaz kurumlarında açıldıkları tarihten itibaren barındırılan hükümlü ve tutukluların ortak faaliyetlerinin artırılması ve katılmak istemeyenlerin katılımının sağlanması için pek çok iyileştirme ve çalışmalar yapılmış ve uygulamaya konulmuştur.

Bu kapsamda;

· Okuma-yazma, ilköğretim, açık lise ve üniversite eğitimi yapmalarına,

· Kütüphane ve dershane çalışmalarına katılmalarına,

· Açık futbol sahası ile kapalı spor salonlarında futbol, voleybol, basketbol, masa tenisi gibi sportif faaliyette bulunmalarına,

· İşyurdu atölyelerinde meslek kazandırma faaliyetlerine katılmalarına,

· Boş zamanlarında kendi kabiliyetlerine göre elişi faaliyetlerinde bulunmalarına,

· Çok amaçlı salonda sosyal ve kültürel etkinliklere katılmalarına,

· Psiko-sosyal destek programlarından yararlanmalarına,

· Aile bireyleri ve akrabaları ile haftada bir kez, on dakika süre ile telefon görüşmesi yapmalarına,

· Aile bireyleri, akrabaları ve bildirecekleri üç kişiyle ayda 3 kez kapalı görüş ve ayda bir kez de anne, baba, eş ve çocukları ile açık görüş yapmalarına,

· Yukarıda sayılanlar dışında 10 kişilik gruplar halinde haftada 5 saate kadar sohbet etmelerine

imkân tanınmıştır.

Hükümlü ve tutuklular, bulundukları odalardan çıkarak bu imkânlardan, faaliyetlere mahsus yerlerde yararlanmaktadırlar. Kurumların ortak alanlarında yerine getirilen bu faaliyetlerin daha da yoğunlaştırılması için personel sayısının artırılması ve sivil toplum kuruluşları ile proje geliştirme çalışmaları da yürütülmektedir.

Ayrıca hükümlülük sürelerinin 1/3’ünü iyi hâlli geçirenler mevzuat çerçevesinde diğer kapalı ve açık ceza infaz kurumlarına nakledilebilmektedir.

Ülkemizde, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ve buna bağlı çıkarılan Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük, yönetmelikler ve genelgelerle infaz mevzuatı, çağdaş ve modern infaz anlayışına uygun hâle getirilmiştir.

Tüm ceza infaz kurumları adlî, idarî, sivil toplum ve parlâmento denetimi ile uluslararası denetime tâbi olarak faaliyetlerini sürdürmektedir.

Bu bağlamda kurumlar;

Adalet Bakanlığı müfettişleri, kontrolörleri ve Bakanlık görevlileri ;

Sivil toplumun gönüllü üyelerinden oluşan Cezaevi İzleme Kurulları;

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ve Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı ile yerel insan hakları kurulları;

Hükümlü ve tutuklularca kurum yönetiminin her türlü işlem ve faaliyetleri aleyhine dile getirilen şikâyetler üzerine infaz hâkimliği;

tarafından denetlenmektedir.

İç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine kadar başvuru imkânı bulunmaktadır.

Yine, taraf olduğumuz sözleşmeler gereğince kurumlarımız, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyinin denetim komiteleri tarafından denetlenmektedirler.

Hâl böyle iken, F tipi yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarının açılışından itibaren bir terör örgütüne mensup bazı hükümlü ve tutuklular ortak etkinliklere katılmayı “bilinçli” olarak reddetmekte, diğer taraftan ise dışarıda bulunan yandaşlarıyla birlikte kamuoyuna “tecrit” edildikleri kanısını vermeye çalışmaktadırlar.

Yukarıdaki açıklamalardan anlaşıldığı üzere, bu ceza infaz kurumlarında tecrit uygulanmamaktadır. Bir hukuk devleti olan Ülkemizde infaz kurumlarındaki tüm uygulamalarla ilgili olarak her türlü şikâyet ve yargı yolu açık iken ve bu yolları kullanma imkânı her zaman var iken, bazı terör örgütü mensupları açlık grevi veya ölüm orucu eylemini mücadele yolu olarak seçmektedirler.

Son günlerdeki haberlere konu olan ve İstanbul Barosuna kayıtlı olduğu belirtilen avukatın ölüm orucu eylemine gelince;

Terör suçlarından hükümlü ve tutuklulardan bir kısmının avukatı olan kişinin, terör örgütü mensubu olmak ve terör örgütüne yardım ve yataklık etmek suçları olmak üzere iki ayrı davadan yargılandığı bilinmektedir.

İstanbul Barosuna kayıtlı avukatın, cezaevlerinde tecrit var iddiasıyla ölüm orucu eylemine evinde başlaması ve devam etmesi karşısında ilgililerin sessiz ve duyarsız kaldığı iddiası doğru değildir. Ceza infaz kurumlarıyla ilgili yazılı ve görsel basında yer alan her türlü haber karşısında gerekli hassasiyet gösterilmekte ve takip edilmektedir. Yüksek güvenlikli kurumlarımız da dahil olmak üzere tüm kurumlarımızda sosyal, kültürel, eğitsel ve meslekî faaliyetlerin daha da yoğunlaştırılması konusunda çalışmalarımız sürdürülmektedir. Bu çalışmalarımızda çok sayıda sivil toplum örgütü, meslek kuruluşu ve kamu kurumlarının katkısı yoğun olarak alınmakta, ulusal ve uluslararası projelerle desteklenmektedir.

Bir hukuk devleti olan Ülkemizde, hak arama yolları sonuna kadar açık iken, soyut olarak cezaevlerinde tecrit var diyerek ölüm orucu eylemi ile tepki gösterilmesini kabul etmek mümkün değildir.

Hukuk dışı bu eylemi sona erdirme karşılığı olarak Yüksek Güvenlikli F tipi ceza infaz kurumlarında 3 kapı, 3 kilit açılsın söylemini dile getiren bazı kimse veya çevrelerin bununla eski koğuş sistemine dönme özlemi içinde oldukları, bazılarının ise ne anlama geldiğini bilmedikleri değerlendirilmektedir. Bu istem, terör ile çıkar amaçlı suç işleyen ve diğer kurumlar için tehlikeli olan hükümlü ve tutukluların barındırıldığı yüksek güvenlikli kurumların kapılarının açık tutulmasının istenmesidir. Bunun kabul edilmesinin mümkün olmadığı bilinmelidir.

Amaç, insanları yaşatmak olmalıdır. Uyguladığımız infaz sisteminin amacı suç işleyeni tekrar topluma, ailesine ve kendini kendisine kazandırmaktır. Bunun için çalışıyoruz. Bu yönüyle her türlü yapıcı öneri ve işbirliğine açık olduğumuzu belirtmek istiyoruz. İnsanların ölüm orucu yoluyla hayatlarına son vermelerinden büyük üzüntü duyuyoruz. İnsanlar beğenmedikleri hususları hukuk içinde kalarak başkaca yollardan da ortaya koyabilirler. Bunun imkanları vardır. Biz bu yolların tercih edilmesini arzu ve tavsiye ediyoruz.

Kamuoyunun bilgi ve takdirlerine sunulur.

Saygılarımla.

Kenan İPEK

Hâkim

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü

Reklamlar
  1. HAKİKAT
    21 Ocak 2007, 21:36

    SAÇMALIĞIN DANİSKASI ONUN İÇİN Mİ İNSANLAR ÖLÜM ORUCUNA GİRİYOR RAHAT BATIYOR DİYORSUNUZ YANİ İNSANLARA. YAZDIKLARINIZ KOMİK ÖTESİ DALGAMI GEÇİYORSUNUZ İNSANLARLA(ASLINDA KENDİNİZLE)F TİPİ OLMADAN ÖNCE NİYE YOKTU BUKADAR ÖLÜM ORUÇLARI SİZ HİÇ DENEDİNİZMİ BİR KAÇ HAFA KALMAYI NEREDEN BİLİYORSUNUZ Bİ DENEYİN BAKALIM DAHA İYİ BİLGİ VERİRSİNİZ HALKA BU SAYEDE GÜVENLİKSE SORUN BİNBİR YOLU VAR BUNU HALLETMENİN GELİP 2-3 HAFTA ÇALIŞSAM BU CAHİL HALİMLE SORUNU HALLEDERİM.EE O ZAMAN HALEDİN KARDEŞİM AMA AMACINIZ BAŞKA…HUKUK YOLLARINI TÜKETİN DİYORSUNUZ BÖYLE BİR ÇÖZÜM OLSA NİYE GİRSİN BU İNSANLAR ÖLÜM ORUCUNA 300 GÜN ?????HIIII NİYE?LÜTFEN BENİ AYDINLATIN OLURYA BELKİ BEN YETERSİZ BİLGİYE SAHİBİM.

  2. 7 Şubat 2007, 2:34

    DUNYA BU IKI GUNLUK,KARDESLIKTIR ASIL OLAN.

  1. 18 Mayıs 2008, 0:44

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: