Başlangıç > Avukat Behiç Aşçı, Aydınlar Konuşuyor, Ölüm Orucu, F Tipi > Mehmet Altan: Bir Avukat Neden Ölmeye Yatar?

Mehmet Altan: Bir Avukat Neden Ölmeye Yatar?

Sizi odanıza kilitleseler. .. Ve, uzun zaman çıkarmasalar.. .
Ne olur?
O kadar çok şey olur ki…
O olacaklara bir ilavem var:
Göz korneanız da ayarını yitirir. Kör olma tehlikesi belirir.
Bu bilgiyi cumartesi günkü star’da okudum.
Ve kötü oldum. Hayata üç kapı başlıklı haber hepimizi dolaylı olarak bir cinayetin ortağı yapar gibiydi.
Avukat Behiç Aşçı…
İstanbul Barosu avukatıymış… F Tipi cezaevlerinde müvekkilleri varmış…
Sorunları çözemeyince ölmeye yatmış.

***

Türk Tabibler Birliği…
Türkiye Barolar Birliği…
Devreye girmişler.
Çünkü Behiç Aşçı, açlık grevinin 246. günündeymiş…
Demek ki bugün 250. gün…
Ölüm kapıda yani…
Adalet Bakanlığı bakarız derse, avukat orucu kesecekmiş.
Sivil toplum örgütlerinin çabası da bu zaten…

***

Şark ve Garp…
Aralarındaki en büyük fark, Şark ölümü kutsarken, Garp’ın yaşamı kutsaması galiba…
Bu topraklarda ölerek ve öldürerek var olma kültürü var.
Buralarda, ölüm, yaşama ağır bassın isteyen insanlara rastlamak her zaman mümkün.
Gencecik çocuklarımızı mayınla yok eden alçak terör bu anlayışın ürünü değil mi?
2000 yılındaki o korkunç hayata dönüş faciasındaki ölümleri hatırlayın, o da hayat adına ölümü getirmemiş miydi?
Bir yanda devlet, diğer yanda örgüt sanki el ele vererek o faciayı planlamıştı.
Karanlıktan beslendikçe, işler garipleşir.
Kim kimi, neden ölüme yollar, buralarda anlaşılmaz.
Bir hukukçunun da, hukuk savaşını bir yana koyarak ölüme sığınması kolay anlaşılır bir şey değil.

***

Ne olursa olsun, ölümden öte yol yok.
Ve Behiç Aşçı ölüme çok yaklaştı.
İstenilen ne?
Üç kapı, üç kilit formülü…
Haberden öğrendim.
F Tipi cezaevinde, hücreler 25, avlular 50 metrekareymiş …
Tek ve üçer kişilik iki tip hücre varmış…
Basın toplantısı yapanlar, aynı koridordaki üçer kişilik hücrelerde kalanların birarada günü geçirmesinin birçok mağduriyeti önleyeceği görüşünde.
Aynı koridordaki yalıtılmış hücrelerde kalan mahkumlar, gün içinde birlikte olursa, hücreler toplamı 75, avlular toplamı 150 metrekareye çıkacakmış.
Bu, göz kornealarının da kurtulmasını sağlayacakmış.
İşin önünü, arkasını…
Sağını, solunu bilmiyorum…
Adalet Bakanlığı ne düşünüyor, ne biliyor, hangi saikle durumu inatla görmezden geliyor, o da bilgim dışında.
Asıl görevi hukuka asılarak yaşamı kutsamak olan bir avukatın ölümü seçmiş olmasını da anlamıyorum.
Ama ölümü çok yakın…
Soğukkanlı bakışlarımız altında birinin göz göre göre, biz hiç aldırmadığımız için ölmesi bana taammüden cinayet gibi geliyor.
Ben buna ortak olmak istemiyorum.
Ve, onu dinleyelim diyorum.
İsteklerini bir gözden geçirelim.
Ölümü göze alan birini kurtarabilmek için bu kadarcık bir çaba göstermek çok mu?

12.12.2006

Reklamlar
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: