Başlangıç > Ölüm Orucu, F Tipi, Gülcan Görüroğlu, Sevgi Saymaz, Tecrit > Anneler Bir Bayrama ve Yeni Yıla Daha Buruk Giriyor

Anneler Bir Bayrama ve Yeni Yıla Daha Buruk Giriyor

bayramınız ve yeni yılınız kutlu olsun

Sevgili Gülcan, bizim olacak asıl bayramların ve yılların düşlerini kurarım sık sık. Zengin sofralar, cafcaflı hayatlar, adalet bizim sokağımıza da uğrayacak bizim çocukların gül yüzleri de gülecek, insanca yaşayacak halkımız, kuyruklarda “yardım” kampanyalarında itilip kakılmayacak, dilenci yerine koyulmayacaklar. Her şey memleketimizin güzel insanları için değil mi zaten?.. Beni çok iyi anladığını düşünüyorum canım ortağım. Senin ve oradaki arkadaşların yeni yılını kutluyor hepinizi Cengizce kucaklıyorum. Sevgi ve bağlılığımla. Sevgi Saymaz’ın Gülcan Görüroğlu’na gönderdiği bayram ve yeni yıl mektubu

Sevgi Saymaz’ın Gülcan Görüroğlu’na gönderdiği bayram ve yeni yıl mektubu

Sevgili Gülcan Merhaba

Seni yürüyüşümüzün coşkusuyla sımsıkı kucaklıyorum.

Yeni bir yılı daha bayramla beraber geride bırakacağız. Bu günler aynı zamanda 19 Aralık’ın yıldönümü. Kızlarını ziyaret ederken sana da yazmak istedim.

19 Aralık� Senin neler yaşadığını gazetedeki röportajında okudum. O günlerde hepimiz payımıza düşeni aldık ama siz Ö.O. 2000 yürüyüşçülerinin yanında sözü bile edilmez.
Ben Çanakkale’deydim o vakit. Yani Fidan’ımızın İlker’imizin diyarında. Dört duvar arasında bombalarla kurşunlarla teslim alınmaya düşüncelerimizden soyundurulmaya çalışsak da cevherini yani düşüncelerini ideallerini yüreğinde saklayıp da baş eğmemenin onurunu yaşadım sonuna kadar. Eminim hepimiz aynı duygular içindeydik. Fidan bir meşaleye döndüğünde içimdeki yangını anlatabilmem çok güç. Sonra İlker� ilk haberini aldığımda duymamayı istemiştim. Kalbim sıkışmış sanki boşlukta hissetmiştim kendimi. “Küçük kardeşimiz” diyorduk ona. Annesi ziyaretlerde ilk günlerinden beri biz ablalarına emanet ediyordu onu. O zamanlar 17 yaşındaydı. Son ziyarette “artık İlker büyüdü biz yaşlandık, bizi ona emanet etmen lazım” dedik. İlker de onayladı, annesi de “tamam” dedi.

Öfke dağlar kadar Gülcan tahmin edersin. O günler tekrar tekrar aklıma geliyor. Fidan’ın sıcacık gülüşü, yoldaş sıcaklığı “Yürüyüşümüzün zaferi aynı zamanda gerçekleri de gözler önüne serecek ki bu yürüyüş başlı başına karanfillerimizin bir destanı” Bugün yada yarın, bizle yada “bizsiz” bu menzile varılacak.

Sevgili Gülcan, bizim olacak asıl bayramların ve yılların düşlerini kurarım sık sık. Zengin sofralar, cafcaflı hayatlar, adalet bizim sokağımıza da uğrayacak bizim çocukların gül yüzleri de gülecek, insanca yaşayacak halkımız, kuyruklarda “yardım” kampanyalarında itilip kakılmayacak, dilenci yerine koyulmayacaklar. Her şey memleketimizin güzel insanları için değil mi zaten?.. Beni çok iyi anladığını düşünüyorum canım ortağım.
Senin ve oradaki arkadaşların yeni yılını kutluyor hepinizi Cengizce kucaklıyorum.
Sevgi ve bağlılığımla.

Sevgi Saymaz

SEVGİ’DEN MÜGE VE BETÜL’E

Sevgili Betül ve Müge Merhaba,

Öncelikle ikinizi de direnişimizin coşkusuyla kucaklıyorum.

Sizlere “nasılsınız?” Demek bana o kadar zor geliyor ki. Biliyorum ki yürek acınız bizlerin fiziksel acılarından kat be kat üstündür. Onu hafifletecek olan tek şeyse annenizin onurlu bir yürüyüşü sürdürmesi ve ülkemizdeki tüm gençleri tıpkı bir anne şefkatiyle sahiplenmesi� O bir örnek tıpkı Şenay ve Gülsümalar gibi. Tüm acılara rağmen direnişçi bir anneye sahip olma onurunu bu ülkede kaç genç, kaç çocuk yaşadı ki�

Yürüyüşüm Gülcan’la beraber sürüyor ve bu anlamda da onun bir ortağı olarak size karşı biraz farklı duygular besliyorum. Komik gelecek belki ama bazen bir hala gibi hissediyorum kendimi size karşı. Bu toprakların gelenekleriyle beslenince duygularımızda da gelenekleri yaşıyoruz böyle.

Canım Müge ve Betül önümüz yılbaşı ve bayram. Benim umutlarım ve düşlerim sizlerin geleceğine dair. Eğer karanfilleşirsem bu kavgada biliyorum ki bu yol sonuna sonsuza kadar yürünecek. Bu açıdan huzurluyum. Attığımız her adımın bir anlamı ve değeri var. Tarih yerli yerine oturtacaktır her şeyi. Yok, eğer menzile beraberce varır da o büyük günü görürsem -ki bir direnişçinin amacı zafere ulaşmaktır- o vakit zılgıtlarla halaya dururuz değil mi?

Ufak iki hediyeyle geldim yanınıza. İki yastık. İçlerini siz doldurursunuz. İşlemelerinin bir anlamı da var tabi. Siz bu topraklarda iki nadide çiçek, kelebekse anneniz. İki gün boyunca karşımdaydı, izledim ve her baktıkça üçünüzün güzelliğini direncini gördüm. Canlarım hapishanede malzeme bulmak zor oluyor bu yüzden çam sakızı çoban armağanı diyelim.
Bayramınızı ve yeni yılınızı kutluyor sizleri sımsıkı kucaklıyorum.
Kazanacağımıza olan inançla�

Sevgi Saymaz

Reklamlar
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: