Başlangıç > Ölüm Orucu, Dayanışma Etkinlikleri, F Tipi, Güncel Haberler, Toplum Konuşuyor > Kitle örgütleri Taksim’de Buluştu: Tecridi Kaldırın Ölümleri Durdurun

Kitle örgütleri Taksim’de Buluştu: Tecridi Kaldırın Ölümleri Durdurun

3 Ocak TaksimDemokratik Kitle Örgütleri, sendikalar, siyasi partiler, aydınlar ve sanatçılar olmak üzere yüzlerce kişi 3 Ocak günü saat 19.00 da Taksim Tramvay Durağı’nda basın açıklaması yapıldı. Yapılan basın açıklaması ile tecrit sorunun çözülene kadar her hafta burada olacaklarını duyurdular.

Taksim Tramvay durağında bir araya gelen kalabalık burada, ‘Tecriti Kaldırın Ölümleri Durdurun’ pankartı açarak aynı içerikli dövizleri taşıyan yaklaşık 1000 kişi, sık sık ‘Tecriti Kaldırın Ölümleri durdurun” sloganlarını attı.

Burada kitle adına yapılan basın açıklamasını şair Bilgesu Erenus yaptı. Yaklaşık yarım saat süren oturma eyleminde polisin geniş güvenlik önlemleri alması dikkat çekti. Bilgesu Erenus un yaptığı konuşmada ise şöyle denildi;

F tipi hapishaneler 7 yıldır ülkemizin gündeminde Tecritle ve Tecrite karşı mücadele de yaşamını yitiren 122 insanla birlikte anılmaktadır. 122 insan bu ülkede herkesin gözü önünde tecritin kaldırılması için canını vermiş yine 600 ü aşkın tutuklu ve hükümlü sakat kalmıştır.

Böylesine büyük bir kaybın, çözülmesi çok kolay bir sorun nedeniyle verilmesi devletin ayıbıdır. Bu gün Ölüm Orucunu sürdüren Avukat Behiç Aşcı, iki çocuk annesi Gülcan Görüroğlu ve hükümlü Sevgi Saymaz ın talebi Tecritin kaldırılmasıdır. Tecritin varlığı devletin birinci ağızları tarafından itiraf edildiği halde ve yine tecritin bir insanlık suçu olduğu herkes tarafından kabul gördüğü noktada bu politikanın ısrarla devam ettirilmeye çalışılması nasıl bir ülkede yaşadığımız açısından oldukca düşündürücüdür.

Tecrit artık bugün inkâr edilemez noktadadır. Adalet Bakanı, Cezaevleri genel müdürü ve Emin Çölaşan gibi neyi neden savunduğunu bilmeyen bir kaç köşe yazarının dışında tecriti savunan yoktur. O halde 122 insanın canına mal olan tecrit politikasında neden ısrar edilmektedir? Bu soruya tecrit politikasının sahipleri cevap vermek zorundadır.

Tecrit in kamuoyunun gündemine oturmasından sonra, özellikle son günlerde Av. Behiç Aşcı ya yönelik başlatılan, eylemini ve kendisini karalama politikası, tecritin sahiplerinin ne kadar çaresiz durumda olduğunu göstermektedir. Onlara göre Terör örgütü suçlaması ile gözaltına alınan veya tutuklanan insanların avukatlığını yapmak suçtur. Ve böylesine akıldan yoksun, üstelik Avukat ve Hâkim kimliğiyle yapılan açıklamalar tecrite karşı mücadeleyi karalamaya yetmez, aksine bu mücadelenin ne kadar meşru, haklı, zorunlu ve insani olduğunu gözler önüne sermeye hizmet eder, ediyor da. Emin Çölaşan, neden ölmedi hala diye yazıyor köşesinde. Ona göre 280 gün ölüm orucu yapan birisinin ölmesi gerekir aksi takdirde eylemi şaibelidir. Bu sözler bize 96 Ölüm Orucunda dönemin Adalet Bakanı Şevket Kazan ın sözlerini hatırlatmaktadır. O da yiyorlar, ölmezler diyordu ama 12 tutuklu ve hükümlü yaşamını yitirdi. Vicdan ve adil düşünme yetisine sahip herhangi bir insan ve üstelik gazeteci ise araştırmak, muhatabı ile görüşmek ve gerçeği olduğu gibi aktarmak durumundadır, bunu yapmayan zaten taraftır olaylara ve olgulara aklıselim değil, tarafgir bir şekilde yaklaşır. Çölaşan ve taifesi bu noktadan yaklaşmaktadır. Cahilce F tiplerini, tecriti savunmaya çalışması kendisini komik duruma düşürmekten öte bir işleve sahip değildir.

F Tipi hapishanelerde tecriti kurumsallaştıran yönetim, tecrit politikasını savunmakta artık yalnız kalmıştır. Kendisinden başka tecriti savunan sahiplenen yoktur. Adeta tecriti uygulayanlar bu gün tecrit olmuş durumdadırlar.

Bizler F tiplerinde Tecrit var ve bu insana karşı işlenen en büyük suçlardan birisidir diyoruz. F tiplerinde tecritin olduğunu bize 122 ölüm, 600 sakat insan ve her gecen gün sayıları artan, psikolojisi bozulmuş tutuklu ve hükümlüler, yaşamın her anını yaşanmaz kılan tüzükler- yönetmelikler, bir sohbeti bile tredmana bağlayan anlayış kanıtlamaktadır. Bu politikanın sahipleri bizi ne ile ve nasıl tecritin olmadığına ikna edebilirler? Konu üzerinde fikir sahibi ve yetkili tüm mesleki kurumlar, tecrit vardır ve derhal kaldırılmalıdır derken yoktur demenin kimseyi ikna etmeyeceği, edemeyeceği açıktır.

Tecrit derhal kaldırılmalıdır. Üç insanın yaşamı artık kritik bir aşamada dır. Bırakın ölsünler onlar zaten terörist veya terörist avukatı demek, basın yer vermezse bu sorun biter anlayışıyla sansürle konunun üstünü örtmeye çalışmak artık geçerliliği olmayan tarzlardır. Bakanlığı gerçekçi davranmaya, Tecriti kaldırmaya ve bunun için gerekli düzenlemeleri acilen hayata geçirmeye çağırıyoruz. Biz aşağıda imzası bulunan kurumlar bu sorunun takipçisi olacağımızı ve sorun çözülene kadar her hafta burada olacağımızı kamuoyuna ilan ediyoruz.

Eyleme destek veren ve katılan kurumlar şöyle; TMMOB-İKK, KESK Şubeler Platformu, DİSK Genel-İş 2 Nolu Bölge, Genel-İş 3 Nolu Şubesi, BES İstanbul 1 Nolu Şubesi, BES İstanbul. 2 Nolu Şubesi, Tarım Orkam-Sen İstanbul Şubesi, Eğitim-Sen 3 Nolu Şubesi, Eğitim-Sen7 Nolu Şubesi, Eğitim-Sen 8 Nolu Şubesi, SES Aksaray Şubesi, Tüm Bel-Sen 3 Nolu Şubesi, Tüm Bel-Sen 4 Nolu Şubesi, Çağdaş Avuktlar Grubu, ÇHD, Tecrite Karşı Avukatlar (Tecrite Karşı Dayanışma Komitesi), Tecrite Karşı Sanatçılar, Tiyatro Simurg, PSAKD Marmara Şubeleri, Halkevleri, ÖDP, SDP, TKP, HKP, EHP, HÖC, DHP, Antikapitalist, Kaldıraç, BDSP, İşci Mücadelesi, TÖP, ESP, Partizan, ODAK

Reklamlar
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: