Başlangıç > Sanatçılar Konuşuyor > Beş Bin Kişi ‘Yaşadım Diyebilmek İçin’ Buluştu

Beş Bin Kişi ‘Yaşadım Diyebilmek İçin’ Buluştu

Tecrite Karşı Sanatçılar

11 Şubat Pazar günü İstanbul Gösteri Merkezi’nde, 5000 kişi “Yaşadım Diyebilmek İçin” şenliğinde buluştu. Tecrite Karşı Sanatçılar’ın ev sahipliğini yaptığı etkinlik, sanatın her dalında ortak yaratıcılığa çağıran bir şenlikti.

Bu şenlikte; 7 yıllık mücadele, f tipi, tecrit, tecrite karşı mücadele ve zafer vurgusu; teatral sunumlar, oyunlar, şiirler, şarkılar, konuşmalar, görsel malzemeler ve görüntülerle güçlü bir şekilde anlatılmaya çalışıldı.

Etkinlik Saat 13:00’te kapıların açılmasıyla başladı. Fuayede, sanatçılar oluşturdukları panayır ortamıyla dinleyicileri karşıladı. Bir köşede halaylar çekilirken, diğer köşede horonlar tepildi, tulumun, davulun, bağlamanın sesi içiçe halkların kardeşliğini vurguluyordu. Bir tarafta yazar ve şairler kitaplarını imzalıyordu. Tiyatro oyuncuları ise çeşitli sokak oyunlarıyla ortamın diğer rengiydi. Büyük ilgi gören bölümlerden birisi de “ Yanık Karanfil Yolu”ydu.

Karanfil yoluna, girişinde başörtüsüyle anaların beklediği, karanfillerle süslenmiş bir merdivenden çıkılıyordu. Ve resim yapmak için büyük, üzerinde “Yolumuz uzun ama biz de yabana atılır yolcular değiliz. Sevdiklerimizden öğrendiklerimizle yola çıktık ve onlara layık bir şekilde tamamlayacağız bu karanfilli yolu…” yazan bir pano karşılıyordu. Burada, ressamlar gelen konuklara karanfiller çizdirdiler. 122 ölümü simgeleyen bu karanfillerin dışında yine tecrite karşı mücadelede hayatlarını kaybedenlerin isimleri yazıldı bu panoya.

Bu arada bu etkinliklerin yapıldığı fuayede, İzmir Tiyatroevi, Tiyatro Simurg ve İdil Tiyatro Atölyesi oyuncularından oluşan gardiyanlar, rolleri gereği tecritin hala devam ettiğine gönderme olarak “dağılın, çıkın gidin, bir şey yok burada, ne bekliyorsunuz, toplanmayın” , “Fazla sevinmeyin, sizin için iyi olmaz” uyarılarıyla halay çekenleri huzursuz etmeye çalıştı. Bu fuaye etkinliklerinin ardından seyirci, salona alınmaya başlandı.

Sahne etkinlikleri ise 15.30’dan sonra başladı. Sahnede ortak orkestra yerini aldı. Tecrit önlükleriyle sanatçılar, sahnenin bir köşesine kurulu hapishane ortamında otururken, sahnenin diğer bir ucunda ise bir hücre maketi yer alıyordu. İlk olarak bu etkinliğin senaryosunu yazan Bilgesu Erenus’un bilgilendirme ve “hoşgeldiniz” konuşmasıyla sahne etkinlikleri de başlamış oldu. Ardından İdil Kültür Merkezi çalışanı ve Tecrite Karşı Sanatçılar’dan Gamze Mimaroğlu, bu şenlik için hapishanedeki özgür tutsaklar adına gönderilmiş olan mesajı okudu ve tutsak anneleri adına TAYAD’lı Naime Kara’yı sahneye davet etti.

Daha sonra ise ilk oyun olan, “Başgardiyan: İpli Bakan oyunu” başladı. Bu oyunun ardından milenyum kutlamaları ve 19 Aralık görüntülerinin ardarda kurgulandığı “Milenyum ve 19 Aralık” başlıklı görüntü sahnedeki perdeye yansıdı. Hemen ardından “Altı Kadın ve Başgardiyan: Teslim Ol” adlı, 19 Aralık’ta Bayrampaşa hapishanesinde diri diri yakılan 6 kadını anlatan oyun sunuldu. Bu oyun sırasında birçok kişi gözyaşlarını tutamadı. Sonra, Feda Destanı isimli kitaptan esinlenilen“Gazeteci Çocuk ve İki Kadın” canlandırması Nil Banu Engindeniz ve Bilgesu Ataman tarafından sahnelendi.

Daha sonra ise Tecrite Karşı Sanatçılar’dan Güngör Gençay, aydınların 19 Aralık katliamından önce nasıl kandırıldığını anlattı. Sonra sırayı Efkan Şeşen aldı. Islık ve gitarla tecrite karşı şarkılar söyledi. Arif Damar ise, tecritteki en yaşlı sanatçıydı. 82 yaşındaki Arif Damar şiirlerini okurken fonda 19 Aralık şehitlerinin fotoğrafları aktı. Bayar Şahin, kendi ana dilinden, Gürcüce şarkılar söyledi. Bayar Şahin kendisine verilen karanfili, sahneden aşağı koşarak TAYAD’lı annelere verdi. Tarık Günersel “Can” adlı şiirini okudu. Birinci bölümün sonunda 7 yıllık mücadele içerisinde hayatını kaybedenlerin fotoğrafları akmaya devam etti.

Verilen 30 dakikalık aranın ardından ikinci bölüm başladı. Tecritteki sanatçılardan Mehmet Özer, iki gardiyan eşliğinde mikrofonun önüne getirilirken bir arbede yaşandı. Gardiyanlar, Mehmet Özer’in direnişiyle karşılaştı. Özer, “Gül Diyor ki İsyan” adlı şiirini okudu, izleyiciler eşlik etti. Ardından ÇHD Genel Sekreteri ve Tecrite Karşı Avukatlar grubundan Av. Selçuk Kozağaçlı, sahneye gelerek tecrite karşı verilen mücadelenin devam etmesi gerektiğini vurgulayan bir konuşma yaptı. Sonra sahneye, tecritteki sanatçılardan Sadık Gürbüz getirildi.

Ardından Canan ve Zehra Kulaksız’ın babası Ahmet Kulaksız bir konuşma yaptı. Kızlarını ve Armutlu’daki ölüm orucu dönemini anlattı. Fonda ise Canan ve Zehra’nın görüntüleri vardı. TAYAD adına Naime Kara, Ahmet Kulaksız’a çiçek armağan etti. Ahmet Kulaksız’ın ardından İlkay Akkaya ve İsmail İlknur, tecritten gelerek sahneyi aldılar. İlkay Akkaya’nın Adıyaman şarkısının girişindeki uzun hava bölümü ve fondaki hayatını kaybeden insanların fotoğrafları birleşince yine duygulu anlardan biri yaşandı. Ruhan Mavruk sırayı alarak bir şiir okurken, ardından Behiç Aşcı’nın ölüm orucuna başlamasını anlatan kurgu izlendi. Sonrasında ise Hakan Yeşilyurt iki şarkıyla seyircinin karşısına çıktı. Hakan Yeşilyurt’un ardından İbrahim Karaca yine şiirleriyle sahnede yerini aldı. Hemen ardından Berrin Taş bir şiir okudu.

Daha sonra ise ikinci bölüm boyunca tecritte tutulan sanatçılardan olan ve dilekçe vererek sahneye çıkma isteği bir türlü kabul edilmeyen Grup Yorum, bir plan yaparak sessizce orkestrayla yer değişti, sahneyi işgal etti ve Haydi Kolkola şarkısı başladığında bütün salon halaylara durmuş, sahneye el koyulmuştu. Grup Yorum programı içerisinde 122.şehit olan Fatma Koyupınar’ın “Ben Son Olayım” dediği CD, ölümün orucu direnişinin zaferle sonuçlanmasının ardından ölüm orucu eylemine ara veren Gülcan Görüroğlu ve Av. Behiç Aşcı’nın seyirciyi selamladıkları görüntüler sahne arkasındaki perdeye yansıtıldı.

Yine bu son bölümde tecrite karşı sanatçılar, Grup Yorum’un çağrısı üzerine isyan başlatarak başgardiyanı tecrite attı. Tecriti kırdılar. Bunun üzerine diğer gardiyanlar da şapkalarını yere atarak görevden ayrıldılar ve onlar da isyana katıldılar. Hep birlikte sahnede halaylar çekildi. Tecrite karşı sanatçılar sırasıyla gelerek birer şarkı söylediler. Farklı dillerde, farklı kültürlerden şarkılar seslendirdiler. Avni Sağlam, Enver Çelik, Ercan Aydın, Nurettin Güleç, Birol Topaloğlu, Atilla Meriç şarkılarıyla farklı bir renk kattılar. Şenliğin finalinde ise Tecrite Karşı Sanatçılar, Tecrite Karşı Avukatlar, TAYAD’lı aileler ve diğer meslek örgütleri, sendikalar, kurumların mücadelesinin Mapusun İçinde türküsü eşliğinde anlatıldığı bir kurgu izlendi. Ardından bu şenlik, karanfil şenliği, saat: 21.30’da sona erdi. Böylesine uzun süren bir etkinlikte biraraya gelen binlerce insan da böylesine büyük ve renkli bir atmosfer solumanın coşkusunu yaşadı.

“Yaşadım Diyebilmek İçin” şenliğine, Genel İş, Eğitim-Sen, KESK, SDP, Kaldıraç, SES, BDSP, Halkevleri gibi kurumların temsilcilerinin yanı sıra Ali Eriş, Yusuf Çetin, Metin Yeğin, Erdal Bayrakoğlu, Mazlum Çimen, Av. Kemal Aytaç ve diğer avukatlar, Kiraz Biçici gibi konuklar da protokolde yerlerini aldılar.

Ayrıca; tecrit ve hapishanelerle ilgili son dönemde kitap yazan Alper Turgut, Ayşe Düzkan, Ahmet Kulaksız, Bilgesu Erenus, Cezmi Ersöz de kitaplarını imzaladılar.

http://www.hepimiztecritteyiz.com/

Reklamlar
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: