Başlangıç > Erol Zavar, F Tipi > Sincan F Tipi Cezaevi’nde Endişe Verici Hak İhlalleri

Sincan F Tipi Cezaevi’nde Endişe Verici Hak İhlalleri

sincan f tipi10 Nisan 2007 tarihinde Sincan 1 nolu F tipi cezaevinde Kenan Özyürek ve Cengiz Kahraman revire çıkmışlar, ancak koridordan geçerken başka bir hücrede bulunan arkadaşlarıyla merhabalaşmak istemeleri bahane edilerek revire çıkmaları engellenmek istenmiştir. Gardiyanların kışkırtıcı ve saldırgan tutumlarıyla Kenan Özyürek zorla hücresine atılmış, Cengiz Kahraman ise zorla maltada bekletilirken gardiyanların saldırısına uğramıştır. Hayalarına ve bacaklarına aldığı darbeler sonucu yere düşen Cengiz Kahraman ayrıca hakaretlere maruz kalarak hücresine atılmıştır.

Olay üzerinden 30 saat geçtikten sonra hastane sevki yapılmış, Cengiz Kahraman’ın hayasında kanama tespiti yapılmış ve 14 gün rapor verilerek ilaç tedavisi başlatılmıştır. Hemen her tarafa yerleştirilen “güvenlik kameraları” nedense böylesi saldırılar olduğunda işe yaramamaktadır.

İzmir Cezaevi İnisiyatifi tarafından, Halil Şahin’in Cumhuriyet Başsavcılığına yazdığı suç duyurusundan alıntılarla hazırlanan bilgi notu:

Saldırılar:

10.04.2007 tarihinde Sincan 1 nolu F tipi cezaevinde Kenan Özyürek ve Cengiz Kahraman revire çıkmışlar, ancak koridordan geçerken başka bir hücrede bulunan arkadaşlarıyla merhabalaşmak istemeleri bahane edilerek revire çıkmaları engellenmek istenmiştir. Gardiyanların kışkırtıcı ve saldırgan tutumlarıyla Kenan Özyürek zorla hücresine atılmış, Cengiz Kahraman ise zorla maltada bekletilirken gardiyanların saldırısına uğramıştır. Hayalarına ve bacaklarına aldığı darbeler sonucu yere düşen Cengiz Kahraman ayrıca hakaretlere maruz kalarak hücresine atılmıştır.

Hayalarına aldığı tekmenin yarattığı hasar nedeniyle ağrıdan duramayan Cengiz Kahraman revire çıkmak istemesine rağmen çıkartılmamış, ancak diğer tutukluların 30-40 dakika boyunca kapıları dövmesi sonrasında revire çıkarılmıştır. Ayakta dahi duramayan Cengiz Kahraman gardiyanların yardımıyla revire çıkarılmış, revirde görevli kadın doktor hiçbir ilgi göstermeyerek ağrı kesici iğne yaparak tekrar hücresine göndermiştir.

Hücresine geldiğinde idrarının pembe renkte aktığını fark eden Cengiz Kahraman’ın hayaları morarmaya ve şişmeye başlamış, ağrısının dayanılmayacak hale gelmesiyle tekrar revire çıkarılması istenmiştir. Fakat cezaevi idaresi suçu örtbas etmek ve rapor alınmasını engellemek için revire çıkartılmayıp, “doktor yok” diyerek Kahraman’ı kendi haline bırakmıştır.

Akşam 20-21 sırasında bir saat boyunca yine kapı dövülmüş ve “doktor istiyoruz” şeklinde slogan atılmıştır. Saat 21.20 gibi doktor getirilmiş ve Cengiz kahraman revire çıkarılmıştır. Doktor ciddi bir durum olmadığını belirtmiş ve ağrı kesici iğne vurarak hücreye göndermeye çalışmıştır.

Olay üzerinden 30 saat geçtikten sonra hastane sevki yapılmış, Önce Sincan Devlet Hastanesine, oradan acil sevkle Ankara Numune Hastanesine sevk yapılmıştır. Cengiz Kahraman’ın hayasında kanama tespiti yapılmış ve 14 gün rapor verilerek ilaç tedavisi başlatılmıştır.

Hemen her tarafa yerleştirilen “güvenlik kameraları” nedense böylesi saldırılar olduğunda işe yaramamaktadır.

Mahkemeleri Ankara’da görülmesine rağmen 8-9 ay boyunca Ceyhan’da tutulan ve duruşmalara uzun yorucu bir yolculukla getirilen Cengiz Kahraman, Sedat Ot, Naki Demir, Tayyar Eroğlu ve Resmiye Vatansever 29.03.2007 tarihinde Sincan 1 nolu F ye ve Sincan Kadın hapishanesine sevk olmuşlar ve hapishane girişinde çırılçıplak soyularak aramaya tabi tutulmuşlardır. Aynı kişiler 8 şubat 2007 ‘de mahkeme için getirildiklerinde de aynı saldırılara maruz kalmış, özellikle Resmiye Vatansever‘e Sincan kadın hapishanesi girişinde saldırılmış ve elbiseleri zorla soyulmaya çalışılmıştır.

06.04.2007 tarihinde Ankara 11.Ağır ceza mahkemesine götürülen Halil Şahin, Yaşar İnce, Cengiz Kahraman, Sedat Ot, Tayyar Eroğlu ve Resmiye Vatansever hapishane çıkışında ve adliyede askerlerin fiziki saldırısına maruz kalmış ve ringe bindirilirken kameralı ring dayatmasına karşı aldıkları tavır bahane edilerek askerler tarafından zorla sürüklenerek ringe bindirilmiştir. Bu esnada Naki Demir çıkış kapısının demir kanatlarına ve duvarlarına çarptırılarak vücuduna ezikler oluşmuştur.

Ayakkabı aramasını protesto için çorapla mahkemeye gelen tutsaklara koridor – nezarethane ve oturma sıraları askerler tarafından ıslatılarak eziyet edilmiştir. Mahkeme bitişi yeniden yerlerde sürüklenen tutsaklara ringte yumruk ve tekme ile saldırı yapılmış, bacakları-kolları ve kafalarına aldıkları darbelerle vücutlarında morluk-ezik-şişlikler oluşmuştur.

Hasta Tutuklular

Sincan da mesane kanseri hastası olan Erol Zavar 8 yıldır bu hastalıkla mücadele etmektedir. Hastalığın tedavisinde bir gelişme ve ilerleme sağlanamazken sağlığı gün geçtikçe bozulmakta ve son olarak akciğerinde tümöre dönüşebilecek çok sayıda modül tespit edilmiştir.

Erol Zavar’ın gerekli tedavi ortamına ulaşması için bir an önce tahliye edilmesini ve bu işlem yapılana kadar tedavi engelleyici tüm uygulamaların ortadan kaldırılmasını , sağlıksız-havasız-is ve mazot kokulu ringler yerine ambulans gibi uygun araçlarla hastaneye sevkinin sağlanması gerekmektedir. Cezaevindeki devrimci tutsaklar bu taleplerini içeren dilekçelerini Adalet Bakanlığı-TBMM İnsan Hakları komisyonuna göndermişlerdir.

Bulunduğumuz hapishanede kameralı ring uygulaması nedeniyle hasta tutsakların hastane sevkleri engellenmeye devam etmektedir. Hastaneye sevk yaptırmak amacıyla yapılan başvuruların gecikmeli işleme konulması, tetkik ve tahlillerin sonuçlarının takip edilmeyerek tedavi işlemlerinde geç kalınması ve tedavinin yerinde sayması, çoğu kez ring yok denilerek yada asker yok denilerek hastane sevklerinin iptal edilmesi, kelepçe açılmadan muayene dayatılması, ve bir çok engel nedeniyle hasta tutsakların sağlıklarında düzelme yaşanmamaktadır.

Bu sorunları en yakıcı şekilde yaşayan Erol Zavar, Yaşar İnce, Kemal Ertürk ve Zeynel Karabulut gibi tutuklulardır.

****

Hepatit B hastalığı ve buna bağlı karaciğer fonksiyon bozukluğu olan bu durumu kansere çevirme riski taşıyan Yaşar İnce’nin diğer bir çok hastalığı artık zincirleme bir etki yaratarak bir çok organın fonksiyonunu felç edici bir aşamaya ulaşmıştır.2. derecede mitral yetmezlik ülser başlangıcı-reflü-bel fıtığı-bağırsak sorunları ve iltihaplanma vardır.

****

Şeker ve hipertansiyon hastası olan Kemal Ertürk mide ve bağırsak sorunları nedeniyle halsizlik-ateşlenme-baş ve kas ağrıları ve uykusuzluk –gözlerde bulanıklık yaşamakta ağırlaştırılmış müebbet mahkumu olduğu için tek kişilik hücrede ve sınırlı havalandırma saatiyle sağlık konusunda ciddi sorunlar yaşamaktadır.
****

Ölüm orucu sonrası ileri derece şizofren olan Mesut Deniz yaşamının en temel gereklerini dahi yerine getiremeyecek durumdadır. Ağırlaştırılmış müebbet olan ve tek kişilik hücrede bulunan Mesut Deniz yemek yemiyor, yataktan çıkmıyor, temizliğine dikkat etmiyor. Tecrit koşullarında sağlıklı bir tedavi şansı olmayan arkadaşlarının çabası ile biraz daha iyi kalmakta , ilerde yaşanabilecek olası bir yalnızlık halinde yada hastalık seyrindeki bir gelişmeden sonra Savaş Kör gibi bir sürece evrileceğini söylemek abartı olmayacaktır. Savaş Kör de yaşanan gecikmedeki rolümüzü anlamalı ve ders çıkarmalıyız.

İhlaller:

*Son aylarda bir çok sosyalist basın ve gazete verilmiyor,verilmeyen yayınlarla ilgili herhangi bir tebliğ yapılmıyor.

*Savcılığa ve Ağır Ceza mahkemesine yapılan dilekçeli itirazlara cevap verilmiyor ve dilekçelerin işlem numarası tutuklulara verilmiyor.

*Posta ve mektuplarda ileri boyutta sorun yaşanıyor. Mektuplardan sayfalar koparılmakta, aps ve taahhütlü mektuplar dahi “kaybedilmektedir” . Postaların barkot nosu da tutsaklara verilmemektedir.

*Cezaevinde kurulan posta merkezi haftada bir gün tutuklulardan mektup almakta, bir günde dağıtmaktadır . Oysa posta merkezinin böylesi bir keyfi karar alma yetkisi yoktur. Sincan kadın hapishanesinden bir kadın tutuklunun Sincan 1 nolu 2.10.2006 da gönderdiği faks 2.12.2006 tarihinde ulaşmıştır. 100 metrelik mesafede olan bir yere hem de…

* Ayrıca Ankara’da yaşanan su kesintisi gerekçe edilerek şehirde yaşanan su sıkıntısından daha çok tutuklu hükümlüler susuz bırakılmakta ve gün içinde 1-2 saat su verilerek içme temizlik gibi bir çok ihtiyacın karşılanması mümkün olamamaktadır. Sıcak su ise aylardır sadece belli günlerde ve kısıtlı sürelerle ve ılık olarak verilmektedir.

*Yaşar İnce’nin 27.02.2007 tarihindeki hastane sevki kameralı ring dayatmasına karşı tavır alacağı gerekçesiyle ikinci kez engellenmiş zorla sürüklenerek geri getirilmiş ve tedavi hakkı engellenmiştir. Yine 12.03.2007 tarihinde ring yok denilerek hastane sevki yapılmamıştır.

*Ali Gülmez 14.01.2007 tarihinde kameralı ring dayatması nedeniyle hastaneye götürülmemiştir.

*Ümit Arı 13.12.2006 da üçüncü kez kameralı ring dayatması nedeniyle hastaneye sevk edilmemiştir.

*Engin Aslan 5.3.2007 de dördünce kez aynı gerekçe ile hastaneye götürülmemiştir.Mahkeme dönüşü Engin Aslan’a askerler hakaret ettiği gerekçesiyle “5 gün hücre hapsi” ve “altı ay açık görüş yasağı “ verilmiştir. Mart 2007 de ceza için zorla hücreden alınmış ve bu esnada Engin Aslan’la Ümit Arı ve Kenan Özyürek ‘te gardiyanların müdahalesiyle karşılaşmış, yerlere yatırılarak sürüklenmişlerdir.

*Ali Gülmez’e yurt dışından gelen mektup verilmeyerek kaybedilmiştir.

*Mustafa Demirdağ’a gelen Yeni Kadın dergisi ve ATİK 2007 takvimi verilmemiştir.
*Ceyhan E tipinden sevkle gelen Cengiz Kahraman, Sedat Ot, Tayyar Eroğlu’nun ilk girişte alınan kitaplarından 12 tanesi kaybedilmiştir.

*Cengiz Kahraman’a hastaneden verilen ilaçları sevk geldiği Sincan 1 nolu F tipi hapishanesinde el konmuş, ilaçlar kendisine tek tek verilmek istenmiştir. Tedavisi için gerekli ilaçları yanında bulundurma hakkı olduğunu belirterek tek tek ilaç verilmesini kabul etmeyen Cengiz Kahraman’ın ilaçlarını kullanması engellenmektedir.

Süngerli oda:

*İzmir Kırıklar F tipinde bulunan “süngerli oda” bulunduğumuz Sincan hapishanesinde de yaşanmakta ve daha çok adli tutuklular bu saldırılara maruz kalmaktadır. Burada süngerli izolasyon hücreleri boş bırakılmıyor.. dizginsiz bir saldırı biçimiyle , psikolojik ve fiziki saldırılarla süngerli oda bir tehdit olarak uygulanıyor. Sincan 1 nolu F tipi cezaevinde Cihan …. İsimli 25 yaşında Eskişehir’li bir adli tutuklu akli dengesi yerinde olmadığı halde bu süngerli hücrede tutulmaktadır. Su ekmek tuvalet ve sigara gibi ihtiyaçları eziyet etmek amacıyla karşılanmadığı, yaşananın psikolojik işkenceye dönüştüğü bir konumda hapishane idaresi adli tutuklunun tedavisi için gerekli işlemleri yapmak yerine Cihan adlı adli tutukluyu “zararsız “ hale getirmeye çalışmaktadır.

**Halil Şahin’in Cumhuriyet Başsavcılığına yazdığı suç duyurusundan alınmıştır.

Reklamlar
Kategoriler:Erol Zavar, F Tipi
  1. 1 Temmuz 2007, 22:15

    elbette devlet yani resmi ototite bu yazilanlari kabullenmeyecek ancak duzene tam entegre olmamis ya da duzenin bugunku durumundan cikari olmayan, aklibasinda herkes biliyorki, hapishanelerde bunlarin cok ama cok daha kotusu yasaniyor. egemenler inkarci ve saldirgan politikalarini yuzyillardir uyguluyorlar. ancak iki kelimeyle ozetlemek gerekirse,egemenlerin zulmu varsa direnenlerin onuru var. direnenlere katki ve destek sunan butun demokrat ve aydinlara selam. yasasin halkin orgutlu mucadelesi.

  2. 1 Temmuz 2007, 22:27

    ozur dilerim entegre olmamis deyil entegre olmus,dogrusu

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: